HABERLER
  • Son Güncelleme : 19.05.2020 16:51
  • Haber Giriş : 03.05.2020 18:07
  • Etkinlik : 03.05.2020

Avukatlık Yasa Teklifi ve İstanbul Barosu

Son kez Diyanet İşleri Başkanının cuma hutbesinden sonra yapılan tartışmaları takiben gündeme "yeniden" gelen Avukatlık Yasası Teklifi, bu ülkenin baroları için, bir " meslek düzenlemesi" değil, üzerlerinde gezdirilmeye çalışılan Demokles'in kılıcıdır.

Şimdiye değin 4 kez daha gündeme gelen ve her keresinde kanunlaşmasından vazgeçilen bu düzenlemeyi gündeme getiren bütün olaylar incelendiğinde, herbirisinin arkasında, bir "muhalif duruş" gerçeği gözlenmektedir. Açık deyişle, değişiklik önerileri; yeni, özgün, çağdaş bir meslek düzenlemesini değil, avukatların ve onların örgütlü gücü olan Baroların sindirilip susturulmasını amaçlamaktadır. Siyasal iktidara göre, Barolar siner ve susarsa, olup bitene rıza gösterip boyun eğerse, iktidar olmanın ifade ettiği güç daha bir pekişecek ve yönetmek de kolaylaşacaktır. Giderek otoriterleşen yapı, hukuku öteleyip ertelerse, yargıyı siyasal stratejilerin parçası olmaya dönüştürebilirse, büsbütün egemen olunan muhalefetsiz erk, amaca ulaşmada daha başarılı olabilecektir. Amaç, bu anlayışa çomak sokan avukatları ve Baroları sindirmek ve susturmaktır.

Aslı aranırsa, bu öykü 2009 yılında bir FETÖ projesi olarak yazılan ve o dönemin Devlet Denetleme Kurulu raporlarına da yansıyan tümcelerle başlar. Barolara sızarak onları ele geçirmeyi amaçlayan FETÖ, bu amacına baroların seçim sisteminde  değişiklik yaparak ulaşmayı hedeflemiştir. Yargının üç ayağından ikisinin teslim alındığı dönemde, üçüncüsü için yapılan bir "operasyon" niteliği taşıyan bu tasarım, daha sonra giderek bu iktidar elinde "kıymetlendirilip"zenginleştirilmiştir. Son kez 2016 yılı sürümü olarak çıkarılan ve bizzat Adalet Bakanlığında, adına Bilim Kurulu denilen bir heyet tarafından hazırlanan taslak da, aynı kıymetlendirmenin bilinen son versiyonudur. Ne çare ki, o Bilim Kurulunun Başkanı olarak Bakanlık tarafından görevlendirilen Sayın Akademisyen, daha sonra bu taslağa sahip çıkmamış, kendilerince hazırlanan metnin Bakana gönderilmesinden sonra "tanımadıkları" bir metin olarak geri döndüğünü söylemiştir. Açık deyişle, bu taslak da siyasal özlü değişiklikleri, mesleki düzenleme yapıyormuş gibi göstererek gizlemeyi amaçlayan bir içerik taşımaktadır. İstanbul Barosu olarak bu değişikliklerin çok büyük bir bölümü ile mutabık olmadığımızın not edilmesini istiyoruz. Kaldı ki, bu konuda Baromuzun da temsil edildiği bir heyet tarafından, bir yıl süren çalışmaların sonunda hazırlanmış bir taslak, TBB kayıtlarında mevcuttur. Seçenek vardır ve hazırdır.

İçinde bulunduğumuz yargı koşulları, avukatlığın daha da güçlenip etkinleşmesini gereksindirmektedir. Bu koşullarda, mesleğimizle ilgili olarak yapılması düşünülen değişikliklerle geriye doğru atılan her adım, halkın hak arama özgürlüğünden verilecek ödün anlamına gelecektir. Yasa ile avukata tanınmış "ayrıcalıklar", bu özgürlüğe özgülemiştir. Yukarıdaki tümcede tırnak içine alınan ayrıcalık, aynı zamanda da hukuk devletinin güvencesidir.

Biz avukatlar olarak, Montesquieu'dan bu yana, siyasal iktidarların kendilerini hukukla sınırlamak istemediklerini biliriz. Adalet gibi ideal bir değerin reel politiğe feda edilmemesi uğruna yaptığımız mücadele, aslında herkes için, o arada siyasal iktidarlar için de bir güvencedir. Ülkelerin hukuk tarihlerinin anlattığı gerçekliklerin, ait oldukları zamanda kavranmasına verdiğimiz önem, bize duyulan tepkilerin en önemli nedenidir. O nedenledir ki, hukukun evrensel kabule ulaştırdığı değerlerin savunusunu yapmak, mücadele gereksindirir. O nedenledir ki, İstanbul Barosu tarihi, mücadeleler tarihidir. Bu baro, darbecilerin kapısını mühürlediği bir kurumdur. Baro Yöneticilerinin hapsedildiği, mesleği uğruna ölümü göze aldığı kurumdur. Konjonktürel güçlülüğe boyun eğmeyen yapımız, geleceği biçimlendirme hakkını daima bize vermiştir. Yine öyle olacaktır.

Yaşamakta olduğumuz süreç,avukatlar için yararlı düşünceler besleyen Ankara bürokrasisinin, bu yararları kanıtlayabileceği olağanüstü bir fırsat dönemidir. Bırakın elinizden tasarıyı teklifi, birbuçuk aydan bu yana adliyesi kapatılmış, birbuçuk ay daha aynı konumda olacak, bürosuna kilit vurmuş, işinden uzaklaştırılmış, ekonomik açıdan büyük güçlükler yaşayan genç ya da deneyimli ayrımı gözetmeksizin bütün avukatlara,  -inayet değil- yeni sosyal olanaklar sunun. Sunun ki, anlayalım avukatları düşündüğünüzü... Sunun ki anlayalım avukatlığınızı anımsadığınızı...

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

YAZDIR
Yükleniyor...